04 Eylül 2008 Perşembe

Düşünbil Sayı 6

İÇİNDEKİLER

Beşir Fuad Ve Gerçekçilik
Olcay Yılmaz

Usuyla Yaşayan,
Yazan Ve Ölen Bir Düşünür: Beşir Fuad
Tan Doğan

Şiir, Tanrı Ve Ölüm Üzerine
Hüseyin Yılmaz

Bir Nefeslik Yoldur Yarınlar
Sami Arslan

Kucak Çocuğum
Atilla YAŞRİN

Kitaplar ve Şarap
Hüseyin Yılmaz

Yakılmış Düşler
Oğuzhan SOYKAN

Geceler Benim Olmuş
Gülizar Söğütçü

Haydi Sazım
Aşık İhsani

Uyan Halkım Uyan
Aşık Mahzuni

Bilim Dünyası


-----------------------------------------



AVRUPA VE ÇAĞDAŞLIK

Olcay Yılmaz

Hep çağdaş olduğu söylenen Avrupa gerçekten de çağdaş mı? İlk önce şu sorunun yanıtını arayalım: çağdaşlık ne demektir?
Çağdaş kavramının sözlükteki anlamı; aynı çağda yaşayan, bulunulan çağın anlayışına, şartlarına uygun olan, çağcıl, modern. Bu tanım bizi biraz düşündürmekte! Ne demektir çağa uygun! Örneğin çağ; kan dökme, yağma çağı ise biz de kan dökücü ve yağmacı mı olmak zorundayız. Böyle bir çağa uygun davranmamız çağdaş olduğumuz anlamına mı gelmektedir. Kuşkusuz hayır! Çağdaşlık çağa göre veya şartlara göre gösterilen davranış olmamakla birlikte çağdaşlık bir duruşun göstergesidir. Bu duruş insanoğlunun toplum içinde yaşayan bireylerin görevi olarak tanımlanmalı ve bu davranışların özünü de bilgi, bilim yani toplumu oluşturan öğeler oluşturmalıdır. Bu öğelerin en başında şunlar sıralanabilir: düşünmek, eşitlik, üretmek, paylaşmak ve sevmek… Çağdaşlığın anlamı ancak bu kapsamda değerlendirilmeli ve anlaşılmalıdır. Peki, bu kapsamda Avrupa çağdaş mı? Aslında Avrupa’nın tarihine bakarak Avrupa’nın çağdaş olup olmadığını anlayabiliriz. Ortalama 50 milyon yoksulun yaşadığı, 20 milyon kişinin göçmen konumunda bulunduğu Avrupa’nın tarihi ne denli aydınlık! Necmi Özney bu konu ile ilgili şunları yazıyor:
“Çağımızda insanlığın yararına olacak diye yapılan buluşlar, Batı eli ile yıkım için bugün nasıl kullanılıyorsa, ayni batı Rönesans ve Hümanizm düşüncelerini kullanılarak insanlık için kahredici azgınlıklar meydana getirmişlerdi. Kanlı iç savaşlar Avrupa’nın hemen her ülkesini çöle çevirirken, yeni keşfedilen Amerika kıtasında da kâşiflerin insafsız elleri, eşi görülmedik bir barbarlıkla yerli uygarlıkları, canlı cansız bütün değerleriyle talan ve yok ediyordu. Hümanizmden hayvanca bir vahşete o dönemki bu geri dönüş, bugün bizim kuşağın şahit olduğu Afganistan, Irak işgalleri, savaş adı altında yapılan kıyımlara çok benziyordu. Binlerce insan, türlü işkencelerle, asılarak, balta ile doğranarak, başı vurularak, yakılarak yok edilmiş, cesetler ortada bırakılmış. Yanmış, çürümüş cesetler günlerce kargalar ve akbabalar tarafından didik didik edilmişti.
Batının çağdaşlığı için gösterilen kanıtların en başında bilim ve teknik gelir. Oysa bilim ve teknik batının değil, düşün ve bilim insanlarının ürünleridir ki, bu düşün ve bilim insanları bu uğurda Avrupa’nın kendisi ile savaşmış ve birçoğu yakılarak, giyotinlerde baş vererek, asılarak vahşice öldürülmüştür. Örneğin Giordano Bruno (1548–1600) 1600 yılında Roma’da diri diri yakılmıştır. Oysa onu söylediği; “dünya yuvarlaktır, dünya güneşin çevresinde dönmektedir ve evren sonsuzdur”. Bu gerçekler karşısında Avrupa ancak Bruno’yu yakarak kurtulacağını sansa da, bu olay tarihe çok ama çok kara bir leke olarak geçmiştir. Yine Antoine Lavoisier (1743–1794) giyotinde başı kesilirken dahi öğrencileriyle deney yapmıştır. Yüz binlerce kadın cadı diye yakılmış, milyonlarca insan gaz odalarına doldurularak yok edilmiş ve yurtlarından olmuştur. Avrupa bununla yetinmemiş Amerika’yı, Avustralya’yı, Asya’yı ve Afrika halklarını sömürgeleştirmek için yüzyıllarca yapılmadık işkence, zulüm bırakmamıştır. Bilim ve tekniğin Avrupa’da ilerlemesinin tek nedeni bilim ve tekniği sömürgeleştirme aracı olarak kullanmalarındandır.
Bartolomè de Las Casas eli ile 1542''de İspanya Prensi II. Philip''e ithafen yazılan Kızılderili Katliamı, adlı kitapta Bartolomè de Las Casas şöyle yazmaktadır:
"Sırf eğlence olsun diye, kadın erkek demeden yerli halkın ellerini, burunlarını ve kulaklarını kesip kopardıklarını ve bunun bölgenin değişik yerlerinde defalarca tekrarladığını kendi gözlerimle gördüm. Bazen de insanların üzerine köpek saldıklarına, yerlilerin bu şekilde paramparça edildiğine, çok sayıda evi ve yerleşim merkezini yaktıklarına şahit oldum. Memeden kesilmemiş bebekleri annelerinin göğsünden alarak onları en uzağa fırlatma konusunda birbirleriyle yarıştılar..."
Yeryuvarlağı bölüşülüyor, parçalanıyor, sömürülüyor ve yağmalanıyor. Kim yapıyor bunları: büyük patronlar. Kim bu patronlar, başta ABD ve Avrupa ülkeleri.
Avrupa, birikimini ve sömürü ile kazandığı kazanımlarını sömürdüğü ülkelerine borçludur. Çağdaş göründü ama eşitlikçi olmadı, özgürlükçü göründü ama açlarını doyuramadı. Demokrat/laik göründü ancak başka uluslara saldırdı.
Yeryuvarlağı ikiye bölündü bölünecek: Eşitlikten yana olanlar, sömürüden yana olanlar. Sen hangisinin yanındasın!

“İNSAN” YERİNE “ÖZER” DERSEK

Öz-er sözcüğünü bundan böyle Arapça olan “insan” sözcüğünün yerine kullanacağım. Neden mi? İnsan, Arapça ins sözcüğü Türkçedeki “insan” sözcüğünün karşılığıdır veinsan, Arapçada ins kelimesinin çoğulu, ayrıca ins(an) soyundan gelen anlamındadır. Türkçe karşılığı yoktur. Türklerde insan yerine (İslamiyet’ten önce) ne kullanılmıştır peki? Değişik seslenme biçimlerini kullandıkları bilinmektedir.
İnsan sözcüğü yerine öz/er sözcüğünü kullansak ne olur. Hiçbir şey olmaz, tersine çok daha güzel olur. Peki, özer ne demektir, ne anlama gelmektedir?
Öz ve er sözcüklerinin birleşiminden oluşan bu kavram insan sözcüğünün yerini aldığında kendimizi daha iyi tanıyacağız. Nasıl mı?
Öz kavramının anlamı şudur: bir nesneyi neyse o yapan gereçlerin tümü. Er ne demek? Er, ermek sözcüğünü köküdür. Kavuşmak, yetişmek, varmak anlamını taşır. Bu tanımlardan yola çıkarak Arapça sözcük olan insan sözcüğünün yerine özer sözcüğünü kullanabiliriz. Öz’e ermek. Öz’e eren kişi ancak özer (insan) olabilir.

Kaynaklar:
- http://ab.calisma.gov.tr/bultenler/csgb_ab_bulten13.pdf
- Bartolome de Las Casas, Kızılderili Katliamı; Çeviren: Ömer Faruk Birpınar, Babıali Kültür Yayıncılığı, 2005, 134 sayfa, 8 YTL.

0 yorum:

YAZIN Gecesi Topluluğuna Üye Olun

Google Gruplar
Yazın Gecesi grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

CODE GEOMAP

HABERLER